Kuantum ve Maddenin Gerçeği Zamansızlık ve Kader Modern Fizik Parçacık Fiziği ve Yoktan Yaratılış Diğer

Geçmiş Zaman Bir Bilgiden İbaret Olabilir Mi?

Zamanın, anların birbiriyle karşılaştırılması üzerine oluşan bir tür inanç olduğunu gördük. Geçmişe dair bilgi hafızamızdadır. Bu bilgiyi şimdi olarak hissettiğimiz anla karşılaştırarak zaman yorumuna varırız. Eski zamanlardan beri düşünürler bu gerçeğin farkındadırlar. Hafızamızdaki bilgi, şimdi olarak düşündüğümüz şu anda bambaşka bir bilgiyle değiştirilirse, aslında hiç de yaşamamamıza rağmen farklı bir geçmişimiz olduğunu düşünmez miyiz? Geçmişimizin gerçekten bizim düşündüğümüz haliyle yaşandığını ya da daha doğru bir ifadeyle gerçekten bir geçmişimiz olduğunu düşündüren nedir? Yaşadığımız hissin bir sonuç olduğu ortadadır. Ancak bu sonuç yapay yollardan da oluşturulabilir. O zaman geçmişimizin varlığına dair somut hiçbir delilimiz elimizde yoktur.

Yüzyılımızın en önde gelen fizikçilerinden olan John Archibald Wheeler’ın öne sürdüğü bir deney tam da bu konuyu araştıran bir bilimsel çalışma oldu. Entellektüel çevrelerin büyük saygı gösterdiği Wheeler, detaylarıyla incelediğimiz çift yarık deneyini biraz daha geliştirdi.

Çift Yarık Deneyinde, arka planda bulunan perdeye dalgaların girişim deseni düşer. Bu yönüyle ışık dalga özelliği gösterir. Yarıklara foton algılayıcısı koyduğumuzda, ışık kaynağından yayılan fotonların hangi yarıktan geçtiğini tespit edebiliriz. Ancak bu takdirde, perdedeki dalgaların girişim deseni kaybolur ve ışık yarıklardan doğrusal bir hareketle geçen parçacıkmış gibi davranır. Perdede de buna uygun farklı bir görüntü meydana gelir. Dolayısıyla ne tür bir deney yapmak istersek ona uygun bir sonuçla karşılaşırız. Işığın dalga özelliğini öne çıkarmak istersek ışık adeta kaynaktan çıkan bir dalga gibi davranır ve ona uygun bir girişim şekli perdede görülür. Işığın parçacık özelliğini ölçmek istersek o zaman da bir parçacıkmış gibi darvanarak ona uygun bir görüntü deseni oluşturur.

Buraya kadar ki kısım olağan çift yarık deneyiydi. Wheeler’ın önerisi ise bundan sonra başlıyor. Parçacık deneyi mi, dalga deneyi mi yapacağımızı ışık yarıklardan geçtikten sonra örneğin perdeye varmadan hemen önce karar verirsek nasıl bir sonuç olur? Kuantum fiziğine göre bu seçim ışık yarığı geçtikten çok sonra bile yapılsa, ona uygun bir görüntü ile karşılaşırız. Geçmişin şimdiki zamanla beraber yaratıldığı anlaşılıyor. Maryland Üniversitesi’nde bilim adamları Wheeler’ın önerdiği deneyin pratik bir örneğini yüksek hızlı elektronik devreler yardımıyla gerçekleştirdiler. 1 Neticede Kuantum fiziğinin öngörüsü bir kez daha doğrulandı. Peki nasıl olur da yarıklar bizim çok sonra vereceğimiz bir kararı bilebilirler? Paul Davies geciktirilmiş seçim deneyinin ışığın algı olarak yaratıldığını ispatladığını şu sözleriyle itiraf eder:
Geciktirilmiş seçim deneyi hakkında en iyi düşünme yolu fotonun bir anlamda gözlemin yokluğunda daha az gerçek olduğudur. 2

Nitekim bu gerçek ve Wheeler’ın önerdiği geciktirilmiş seçim deneyinin zamana dair neticeleri hakkında John Gribbin şu tespiti yapmaktadır:
Filozoflar geçmişin hiçbir anlamı olmaması konusunda çok uzun zaman kafa yormuşlardır – geçmişin bir varlığı yoktur, tabii şimdiki zamanda kaydedilmiş hali hariç. Wheeler’ın gecikmiş-seçim deneyi, bu soyut kavramı pratikte somut bir biçimde ete kemiğe büründürmüştür. 3

Bu son derece ilginç bir durumdur. Düşünürlerin geçmişin de şimdiki zamanla beraber ilham ediliyor olabileceğinin görüşünün bilimsel delilidir. Zaman mutlak bir varlık değildir, Allah’ın yarattığı bir tür inançtır. Bu deneyler de bu gerçeğin ilginç bir delilidir.

Geciktirilmiş seçim deneyleri ile ilgili yüzyılın önde gelen fizikçilerinden Paul Davies ise şu yorumu yapar:
Bu “geciktirilmiş seçim” adlı deneyde, deneycinin şimdiki zamanda seçimi bir şekilde kuantum parçacıklarınının geçmişte nasıl davranmış olabileceğini etkilemiş gibi gözüküyor... 4

Gecikmiş seçim deneylerini değerlendiren teorik fizikçi Amit Goswami ise şu tespitleri yapmaktadır:
Biz onu görene dek tezahür etmiş bir foton yoktur ve demek ki onu nasıl gördüğümüz, özelliklerini belirlemektedir. Gözlemimizden önce, foton iki dalga paketine ayrılır (her yol için bir paket) ama bu paketler foton için sadece olasılık paketleridir; mekan-zamanda hiçbir gerçekleşmişlik... yoktur. Sonuç sebebinden önce gelmekte ve nedenselliği ihlal mi etmektedir? Kesinlikle evet, tabi eğer fotonları her zaman uzay-zamanda tezahür eden klasik nesneler olarak düşünüyorsanız.   5

John Wheeler öne sürdüğü deneyin çarpıcı neticelerini ortaya koymak için ilginç ama gerçekçi bir deney ortamı da tasvir emiştir. Buna göre milyarlarca ışık yılı ötesinden bir yıldız kaynağından çıkan ışık ışınlarının bir karadelik tarafından bükülürek dünyamıza iki farklı kanaldan geldiğini düşünelim. Eğer bu ışık perdeye düşürülürse perdede girişim deseni gözükür. Ancak ışığın hangi kanaldan geldiği tespit edilmeye çalışılırsa bu takdirde girişim deneyi kaybolur. Bu şartlarda bahsedilen deney çift yarık deneyinin aynısıdır. Karadeliğin büktüğü ışık dalga mıdır parçacık mıdır? Şimdi yapacağımız seçim milyarlarca yıl öncesi olan geçmişle uyumlu olmalıdır. Yıldızlar milyarlarca yıl ötede olduğuna göre, makro ölçüde geciktirilmiş zaman deneyi, milyarlarca yıl öncesinin şimdiki zaman içinde kayıtlı olabileceğini göstermektedir.

zaman
Wheeler’ın çarpıcı geciktirilmiş seçim deneyinin milyarlarca yıl öncesini de kapsayan hali. 6 Gözlemcinin isteğine göre ışığın dalga ya da parçacık özelliği gözlenebilmektedir. Galaksinin bükülmeye uğrattığı yıldızların ışığı teorik olarak çift yarık deneyinin aynısıdır. Bu milyarlarca yıl öncesinin şimdiki zamanda saklı olabileceğini göstermektedir.

 

Kaynak:


1 The Goldilocks Enigma, Paul Davies, Penguin Books, 2007, Sayfa 280

2 The Goldilocks Enigma, Paul Davies, Penguin Books, 2007, Sayfa 280
Metnin İngilizcesi:
The best way to think about the delayed-choice experiment is to regard the photon as in some sense less than real in the absense of an observation.

3 John Gribbin, Schrödinger’in Kedisi’nin Peşinde Kuantum Fiziği ve Gerçeklik, Metis Yayınları, Mayıs 2005, Sayfa 217

4 The Ghost In the Atom, A discussion of the mysteries of quantum physics, P. C. W. Davies, J. R. Brown, Cambridge University Press, 1988, Page 9 )
Metnin İngilizcesi:
In this so-called ‘delayed–choice’ experiment, it appears that what the experimenter decides now can in some sense influence how quantum particles shall have behaved in the past, though it must be emphasized that the inherent unpredictability of all quantum processes forbids this arrangement from being used to send signals backwards in time or to in any way ‘ alter ‘ the past.

5 The Self-Aware Universe, Amit Goswami; Türkçe Baskısı Kendini Bilen Evren, Amit Goswami, Ruh ve Madde Yayınları, Ekim 2003, Sayfa 120

6 The Goldilocks Enigma, Paul Davies, Penguin Books, 2007, Sayfa 279