Kuantum ve Maddenin Gerçeği Zamansızlık ve Kader Modern Fizik Parçacık Fiziği ve Yoktan Yaratılış Diğer

Laplace Determinizminin ve Nedenselliğin Sonu

Newton’dan sonra kimi materyalistler evreni belli yasalara göre kendi kendine çalışan (Allah’ı tenzih ederiz) bir saat gibi göstermeye çalıştı. Bundan maksat güya evrende Allah’ın müdahalesi olmadığını ispatlamaya çalışmaktı.( Allah’ı tenzih ederiz) Felsefede determinizm denilen bu akım, pek çok kişinin Allah’a hakkıyla iman etmesine engel olmuştu. Materyalizmin toplumlarda gelişmesi için de uygun bir zemin oluşturmuştu. Ancak bütün neden sonuç ilişkileri Allah’ın ihtişamlı yaratılışının eserlerindendir. Evrende nedenler kendilerinden var olmazlar, Allah’ın dilemesi neticesinde vardırlar. Diğer türlü sonsuz bir çelişki içine girilir. Çünkü görünürdeki nedenler de evrenin içinden olduğundan onlarında bir nedeni olmali, o nedenlerin de başka nedenleri olmalı ve dolayısıyla bu sonsuza kadar sürer. Nitekim determinist bakış açısının belki de en önde gelen bilim adamı olan David Bohm bu gerçeği kendisi ile yapılan bir röportajda şu sözleriyle itiraf etmiştir:
Her seviyede görüngü olarak kabul edilen bir şeye ve bu görüngüyü izah eden öz olarak kabul edilen bir şeye sahip oluyoruz. Ama başka bir seviyeye yöneldiğimizde görüngü ve öz kurallarını mübadele ediyorlar, anlıyor musun? Bilgimizin doğası bu. Ama buna temel teşkil eden şeyin ne olduğu bilinmemektedir ve bu, düşünce yoluyla da kavranamaz.
Modern fizikçiler, dedi Bohm, doğa güçlerinin gerçekliğin özü olduğunu varsayıyorlar. Ama doğa güçleri neden orada? Doğa güçleri öz olarak görülüyor? Atomlar değildi. Peki neden bu güçler olsun ki? 1
paradoks
Paradoks terimi çelişkili ve mümkün olmayan durumları anlatmak için kullanılır. Örneğin yukarıdaki meşhur çizim, paradoksa örnek olarak verilir. Elbette ki, resmin içindeki öğeler olan iki elin birbirlerini çizerek ortaya çıkmalarına imkan yoktur. Bu resmi gördüğünüzde resmin dışından birinin bunu çizmiş olabileceğini hemen anlarsınız. İşte materyalistlerin, nedensellik felsefesine ve evrim teorisine bağlı olanların içine düştüğü durum bu resme benzer. Şahit oldukları önce çeşitli varlık sınıflarına ayırır sonra bunların birbirinin yaratıcısı olduğunu iddia ederler. ( Allah’ı tenzih ederiz. ) Halbuki neden olarak öne sürdükleri de yine şahit oldukları varlık sınıflarından biridir. Kendi mantıklarına göre bunun da bir sebebi olması gerekir. Bu sebebin de bir başka sebebi olması gerekir. Bu da sonsuz çelişki demektir.

Bohm ister istemez itiraf ettiği gerçek sebep gibi gözükenlerin de yaratılmaya muhtaç olduğudur. Bütün her şey ancak Allah’ın dilemesi ile var olabilir. Nitekim Allah Kuran ayetinde bildirmiştir:
Allah, her şeyin yaratıcısıdır. O, her şey üzerinde vekildir.
(Zümer Suresi / 62)

 

Ancak modern fizik sebepleri ilah edinen anlayışı temelinden yıkmıştır. Allah atomların dünyasında materyalistler için büyük bir tuzak hazırlamıştır.
Bu gerçeği Lawrance Sklar şu sözleriyle itiraf eder:
Kuantum mekaniği bize dünyanın en derin seviyede gerçekten indeterminist olduğunu gösterdi. 2
Kuantum fiziğinin kurucularından olan Max Born ise konu hakkında şu tespiti yapmıştır: Ben kendim şu görüşe eğilimliyim ki: Atomların dünyasında determinizm terkedilmek zorundadır. 3

Determinizme göre, bir cismin o anki durumunu ve üzerindeki mekanik etkileri biliyorsanız, o cismin gelecekteki durumunu yani konumunu ve hızını tespit etmeniz mümkündür.

Ancak atom seviyesinde yapılan gözlemler çok ilginç gerçekler ortaya çıkarmıştır. Örneğin bir deney ortamı hazırladınız ve bir elektronun yerini ölçtünüz. Bundan bir saniye sonra ise tekrar bir ölçüm yaptınız. Bu bir saniye sonra elektronun nerede olduğuna dair kesin hiç bir bilginiz olamaz. İşte bu belirsizlik, determinist felsefeye bağlı olanlarda derin bir sarsıntıya yol açmıştır. Dolayısıyla geleceğe yönelik hiçbir kesin bilgimiz yoktur.

Mikrodünyada yapılan gözlemler bunun temel bir gerçeklik olduğunu ortaya koymuştur. Allah her şeyin Yaratıcısıdır, O’nun İlmi herşeyi kuşatmıştır. Ancak bizim bilgimiz Allah’ın bize verdiği kadardır. Allah dilediğini Yaratandır. Mikrodünyada gözlemlediğimiz şaşırtıcı sonuçlar da ancak O’nun eseridir. Bu alemdeki ilginç düzenle ilgili Michael A. Morrison şu tespitleri yapar:
Kuantum Mekaniği belli bir atomun radyasyon yaparak ne zaman bozulacağını belirlememizi yasaklar. Ancak, belli bir zaman aralığında bozulma ihtimalini belirleyebiliriz. 4
nedensellik
Bu resim klasik mekanik ile kuantum mekaniğini karşılaştırıyor. Klasik fizikte belli bir etki neticesinde belli bir sonuç varken kuantum fiziğinde böyle bir durumdan bahsedemiyoruz. Sebepler belli bir sonucu üretmede yetersizdir. Aynı sebepler varken pek çok farklı sonuç gözlenebilir. Bu da sebep sonuç ilişkisi olarak bilinen nedenselliğin geçerli olmadığını göstermektedir.

Nitekim konuyla ilgili Richard Feynman şu tespiti yapmaktadır:
Bir zamanlar bir filozof  “Bilimin var olabilmesi için benzer koşulların benzer sonuçlara yol açması gereklidir,” demişti. İyi ama yol açmıyorlar. Her seferinde aynı koşullarla durumu belirliyorsunuz ve elektronu hangi delik arkasında göreceğinizi kestiremiyorsunuz. Ancak benzer koşulların her zaman benzer sonuçlar vermemesine karşın, bilim varlığını sürdürüyor.   5

Feynman’ın burada sözünü ettiği filozofun durumu, sahip olduğu felsefeyi bilim kılıfında sunmaya çalışan materyalistlerin ve evrimcilerin durumuna benzer. Filozofun dile getirdiği görüş nedensellik felsefesi olarak bilinir. Çoğu kimse de, bu tip filozofların etkisiyle, bilim ile felsefeleri birbirine karıştırmaktadır. Allah, batıl felsefelerin yanlışlıklarını çok ilginç bir şekilde gözler önüne sermiştir. Benzer koşullar altında elektronların önceden bilinemeyecek bir şekilde davranmaktadırlar. Bu da nedensellik felsefesini açık bir şekilde çökertmektedir.
Materyalistler, Allah’ın yaratmış olduğu nedensellik prensibini adeta kafalarında ilahlaştırdılar. Halbuki sebepler ile sonuçların her ikisini de Allah yaratmıştır. Evrenin başlangıcından sonuna kadar bütün sebep sonuç ilişkilerini Allah ezelde takdir etmiştir. Kuantum fiziğindeki örneklerle sebeplerin sonuç yaratmada etkisiz olduğunu yine, Allah gözler önüne sermiştir. Artık bu konu, teknik bir gerçek halini almıştır. Materyalist bilim adamları dahi istemeye istemeye bunu kabul etmek durumunda kalmışlardır. Materyalist bir fizikçinin şu sözleri çarpıcı bir itiraf niteliğindedir:

Nasıl olur da daha sonraki olaylar şimdikilerden tam olarak belirlenemez? Nasıl olur da bir sebebin olası iki veya daha çok sonucu olur? Eğer sonraki olayların seçimi doğal yasalarla belirlenmiyorsa, bu, bir kuantum olayının olduğu her yerde, doğaüstü bir kuvvet(Tanrı) işin içine giriyor anlamına mı geliyor? Bu tür sorular bilimsel bir eğitim ile koşullandırılmış “Doğa şöyledir” gibi kavramsal sorunlara alışık ve temel doğruluğuna veya yanlışlığına aldırmaksızın kuantum fiziği fikirlerini kendi çalışma veya araştırmalarına uygulayan fizik öğrencilerinin hepsini olmasa da çoğunu rahatsız eder.  6

Bu alıntıda da gördüğümüz gibi nedenselliğin çöküşü neticesinde materyalizm ile aklı bulanan insanlar dahi Allah’ın varlığını kavramaya başlıyorlar. Yine unutmamak gerekir ki, alıntıdaki “bilimsel bir eğitim ile koşullandırılmış” ifadesinden kasıt aslında materyalist felsefeyi sorgusuz sualsiz kabullenmiş demektir. 

Heisenberg de fizik dünyasında oluşan bu yaygın kanaatı şu şekilde ifade etmiştir:
Son yıllarda hep şu nokta üzerinde durulmuş ve denilmiştir ki, Modern atom fiziği nedensellik ilkesini ortadan kaldırdı, ya da hiç değilse, gücünün bir bölümünü elinden aldı. Öyle ki, doğal yasalara göre tam anlamıyla süreçlerin belirlenmesinden söz edilemez. 7

Fizikçi Alastair Rae’nin determizmle ilgili ayrıca şu itirafı vardır: Görüleceği üzere, kuantum fiziği bizi, Laplace’ın öngördüğü basit biçimdeki determinizmi yadsımaya götürür ve bundan dolayı da şimdiki durumu sadece geçmişin etkisi veya geleceğin sebebi olmayan bir evrenin varlığını kabul etmeliyiz. 8

Yani determinizmin artık bilimsel olarak savunulabilir bir yanı kalmamıştır. Her şey Allah’ın mutlak iradesiyle yaratılır.

Materyalizmin ve determinizmin karşılaştığı kaçınılmaz sonu ise Pierre Rousseau şu sözleriyle itiraf ediyor:
Netice itibariyle, maddi alem siliniyor ve yerini bir hayaletler çemberine terkediyor. Tabiat’ın temel cevherine adeta parmağımızla dokunmak zevkini alıyorduk, fakat bu dokunduğumuz şeyin bir cevher olmaktan uzak ve daha ziyade, çok karışık bir elbise olduğunu üzüntü ile farkediyoruz. Madde tetkik nazarlarımızdan kaçıyor ve onu küçük bir tanecikler yığını şeklinde tasavvur ederek yeniden yakalamağa çalışıyoruz. Fakat bu halde de taneciklerden her birinin hareketini bilmek imkansızlığı karşımıza çıkıyor ve bu hezimetimiz de, ilmi mümkün kılan determinizmi de sürüklüyoruz. Determinizmi tekrar elde etmeğe çalışırsak, bu sefer, madde, arkasından ihtimal dalgalarından ibaret bir iz bırakarak kaçıp kayboluyor. 9

Görüldüğü üzere bilim dünyası şaşılacak şekilde yüzyıllardır anlatılan en temel bir gerçeğe ulaşmıştır. Öte yandan toplum hayatında yayılmış olan yanlış fikirler de sahneden çekilmiştir.


1 Bilimin Sonu, Bilim Çağının Alacakaranlığında Bilginin Sınırlarıyla Yüzleşmek, John Horgan, Gelenek Yayıncılık, Sayfa 129-130

2 Philosophy of Physics, Lawrence Sklar, Westview Press, Inc. , 1992, Sayfa 213
Metnin İngilizcesi:
Quantum mechanics showed us that the world was, at its deepest level, genuinely indeterministic.

3 Twentieth Century Pyhsics Volume 1, Edited by Laurie M. Brown, Abraham Pais, Sir Brian Pippard, Institute of Physics Publishing Bristol and Philadelphia and American Institute Of Physics Press New York; Chapter 3 Quanta and Quantum Mechanics Helmut Rechenberg, Sayfa 199

4 Understanding Quantum Physics, A User’s Manual, Michael A Morrison, Prentice-Hall Inc. , Sayfa 8
Metnin İngilizcesi:
Quantum mechaniscs prohibits us from predicting precisely when a particular atom will decay, emitting radiation. At most, we can determine the probability that it will decay in a given time interval.

5 Richard Feynman, The Character of Physical Law, Türkçe baskı: Fizik Yasaları Üzerine, TÜBİTAK Yayınları, s. 172

6 Alastair I. M. Rae, Kuantum Fiziği: Yanılsama mı Gerçek mi, Evrim Yayınevi, Sayfa 43

7 Çağdaş Fizikte Doğa, Werner Heisenberg, Çan Yayınları, 1968, 37

8 Alastair I. M. Rae, Kuantum Fiziği: Yanılsama mı Gerçek mi, Evrim Yayınevi, Sayfa 11

9 Atomlar ve Yıldızlar, Pierre Rousseau, Bilgi Dünyası Koleksiyonu 1. Sayısı, Üçler Basımevi, Sayfa 84